RÖNTGENCİLİK VE TEŞHİRCİLİK

Hayatımızda bu denli yeri olan röntgenciliğin konumlarını belirlemek bir nevi çocuk işidir. Şöyle ki; giderek artan şekilde medyatikleşen kültürlerde görüntülerin gücüne ilişkin daha sofistike anlayışlar gelişmesi esastır. Bu yoruma bağlı kalarak röntgenciliği inceleyecek olursak pek çok bilim dalına yardım etmekte olduğunu görüyüruz.

Skopofili, kriminoloji, psikoloji ve bunların dışarısında magazin programları başta olmak üzere; sinema, manşet haberleri vs. gibi bunlardan bazılarıdır. Röntgenciliğin esasında kişinin kendi kendine yetebilirliği özünde kırılmış olduğu gözlemlenir. Nitekim bu rötgenciliğin altında yatan sebepler süreklilik ve dikkatlilik baz alınarak yorumlanacak olursa haset, kin, cinsel uyarı, umursanma istenci ayrı ayrı varolabilirken; ikisi üçü hatta hepsi beraber de yaşanabilir. Teşhircilikte ise biz bunların tam tersini görürüz; teşhircilik kişinin kendine yeterliliği yüksek, karşı tarafı harekete geçirme ve baskın olma istenci yatarken, tam tersi röntgenlenen kısımda az önce belirtildiği gibi birden fazla karmaşık duygular hissedilebilir. Bu bağlamda teşhirci kimse röntgenciye hareketle aksiyonda bulunurken, röntgencinin de teşhirciye aksiyonu baskın aktif olarak yorumlanır. Ancak durumların karışacağı ikinci bir durumda üçüncü bir kişi tarafından bütün bu olay izleniyor ise yaşanılan hadisenin en yararlı olanı teşhirci iken bir anda el değiştirerek bütün olay gözlemleyenin eline geçer. Teşhirciliğin sanıldığı gibi gösteri istenciyle uzaktan yakından bir alakası yoktur. Kendimizi gösterme isteklerimiz taktirle sınırlı iken teşhircilik yasalarına bu aykırıdır. Teşhircilikte tam tersine röntgenleyen kısmı aktif hale getirme amaçlanır. Teşhirci bireyler topluma uzak narsist yapıya hakim kimseler olmakla beraber öz güvenleri hat safhadadır, farkındalık seviyeleri utanç getirmez. Ancak röntgene yatkın bireylerde “ya görülürsem” korkusu; utancı ortaya çıkarır. Aksiyon hareketleri kısıtlanmış olup neredeyse toplum baskısı üzerlerine çökmüş, kendileri dahil yanlarında kimse kalmamış ve bu yalnızlık depresif ruh hallerinde resmedilmiştir. Ayriyeten intihar düşünceleri bu kimselerde gözlemlenebilirken, yaratıcılık seviyeleri de hat safhaları çoktan görmüştür. Karakteristik yapılarına ilişkin bu teşhircilik ve röntgencilik oranları tabi ki belirlenebilir. Bunlar saydam bir kalemle not alınmalıdır. Beklenildiği gibi yıllardan sonra ani değişimler de yaşanabilir. eğilimli olduğunuz tarafa hakim olarak başarabileceğiniz oldukça çok sayıda alan bulunmaktadır.

Karakteristik yapınız röntgenciliğe yakınsa özverili bir şekilde disiplini çalışmalarla büyük başarılara imza atabilirsiniz. Eğer teşhirciliğe yakın eğilimlerimiz aktif olduğumuz alanlarda öznel algılarımız bizleri yanıltmıyorsa nerede olursak olalım kontrollü bir şekilde sivrilmeye hazır ve vakıf olmak zorundayızdır. Kısacası istesek de istemesek de röntgencilik ve teşhircilik sürekli olarak hayatımızda var olmaya devam edecektir. Önemli olan bizim bu kavramları hayatımıza nasıl aldığımız ve nelere yol açabildiğini bilmemiz.