YAPAY DUYGU KONTROLÜ VE İSTEKLER SİNOPSİSİ

Her birimiz günlük yaşantımızın içerisinde mutlaka duygularımızın esiri oluyoruz. İçerimizdeki inancı duygularımızla harmanlayıp, bilincimizin dışarısında karar mekanizmamızı oluşturuyor ve bu karar mekanizmasına bağlı kalarak yaşamımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Bu durumun yanlış olduğu farkındalığına erişecek olsak bile bu durumu değiştiremeyeceğimizi iyi biliyoruz.


        Bu karar mekanizması pek çok ölçütle değerlendirilebiliyor. Bunlardan en etken olanı şüphesiz şahsi hazlarımız oluyor. Hangi şartlarda olursak olalım düşüncenin en özünde kendimizin olduğunu yalanlamak bilincin bozulmasına dahi sebebiyet verebiliyor. Karşıt düşüncelere cephe almadan saf bir biçimde kendi kararlarımıza bağlı kalarak düşünüp tartışa biliyor olmamız, seçimlerimizi özgürce ve tamamen kontrolün elimizde olduğu yanılgısına da bizleri düşürmemeli. Düşüncenin insan ırkından bile antik olduğunu biliyoruz. Her hangi bir organizmanın ihtiyaçlarının olması bir bakıma düşüncenin de var olması demek oluyor. Ancak bu düşüncelerin daha karmaşık hale gelmesinin nedenlerinin en başında. İletişim geliyor koyunların kendi aralarında konuşurken neden var olduklarını, tartışmaları düşünce sistemlerini daha kompleks hale getirirdi. Böylece koyunların intihar etme çabalarına da şahit olurduk. Bir duyguyu derinlere gömmenin tehlikesi şu şekilde ortaya çıkıyor. ben asla ağlamam, üzülmem, sinir olmam gibi saçma safsatalarının çeşitli varyasyonları vardır. Eğer bu saçmalıkların peşinden gidiyorsanız çok doğru yapıyorsunuz. Belli başlı duygularınızın önüne bir nebze olsun set çekiyorsunuz demektir. Kişilerden tarafından daha az etkilenip hayatınızı daha az mahvedeceksiniz. Ancak kendiniz bile fark etmeden, istemediğiniz bir duyguyla savaşıyor olacaksınız. Dışarıdaki insanlara karşı bu konuda daha katı davranıyor olmanız, kendinize bu kalıpları yakıştıramıyor olmanızla da alakalıdır. Bu durumun nezdinde belli başlı örneklerle nadir olarak konu kapsamlı afazi sorunlarına, kişilik bölünmelerine,bipolar hatta psikoz gibi çeşitli sorunlara neden olabilir.


         Çocukluğunuzda bastırdığınız duyguların bilinç altına atılmasının sebebi. Bu duyguları çok güçlü yaşamış ve bu hislerin yanlış bir şeymiş gibi dayatılıyor olmasından dolayı omuzlarınızda kütlelerce yük hissediyorsunuzdur. Bu yükleri bırakıp hissettiklerinizi veya hissedemediklerinizi özgürce paylaştıktan sonra, bütün bu sorunların ortadan kalkacağını göreceksiniz. Duygularımızı kontrol etme çabamız kendimize söyleyeceğimiz en büyük yalanlardan biridir. Bence en uygun duygu kontrolü istekleriniz, duygularınız ve tutkularınızla savaşmadan farklı pencerelerden de bakabilmek kaidesiyle kabullenmektir.