ÇOCUKLARINI YİYEN SATÜRN

Francisco Goya, Romantizm akımının öncülerinden sayılmaktadır. 73 yaşında taşındığı ve adına “Sağırlar Evi” dediği evinin duvarlarına 14 resim yapmıştır ve bunlara “Karanlık Resimler” adını verilmiştir. 1819-1823 yılları arasında yaptığı “Çocuklarını Yiyen Satürn” isimli eseri de bu evin duvarlarındaki resimlerdendir.

Çocuklarını Yiyen Satürn Resminin Tasviri

Resimde gördüğünüz ölmüş bebek cesedinin merkeze alınmış ve daha aydınlık yapılması dehşetin arttırılmasını güçlendiriyor. Bebeğe baktığımızda tam da bir bebek olmadığını anlıyoruz yetişkin bedenine sahip ancak bebek gibi tasvir edilmiş. Satürn tanrı görünümünden çok uzak bu yaptığı eylemin farkında ve dehşet içerisindedir. Kendini kendi gözünde tanrı olarak değil daha aşağılık görmekte. Elinde bulunan tüm gücün konumunda olduğunu ve bu konumu kaybetmektense oğullarını yemeyi tercih etmektedir. Bu yaptığı şeyin kabullenilir olmasının altında hakimiyet güdüsü yatar. Etrafın karanlık fonda işlenmesi merkezi daha destekli hale getirmiş dehşet daha da arttırılmıştır. Karanlık fonun mağaramsı tasvir edilmesi sıkışmışlık, stres, baskıyı bize yansıtır. Satürn’ün uzuvlarının çarpık olması bu eylemin kabullenilir gibi olmadığını biliyor olmasının yansımasıdır. Bebeğin kafası ve bir kolunun yenmiş olması dehşeti daha da vurgulamaktadır. Kendi bebeğini ellerine almış korkuyla ve hırsla yiyen bir tasvir görürüz. Bütün resim bu duyguyu vurgulamak için yapılmış gibidir. Bana sorarsanız resmi en çarpıcı kılan özelliği Goya’nın bu resmi kendi evinin duvarına çizmiş olmasıdır. Resmin önerisi hakimiyet güdüsü, bencillik ve Hırsın insana her şeyi yaptırabileceğidir.

Çocuklarını Yiyen Satürn resminin hikayesi

Satürn’e oğullarından birinin tahtına geçeceği söylenilir Satürn bu kehanete katlanamaz. Her doğan bebeğini yer ve kehaneti sonlandırmaya çalışır tüm yaptıklarına rağmen kehanet gerçekleşir ve tahtına oğullarından birisi oturur.