İNTİHAR SÜRECİ VE DİNAMİKLERİ

1. Evre ; intihar düşüncesi oluşumu

Intihar sürecinin psiko-sosyal dinamiklerini inceleyecek olursak; intihar etme eyleminde bulunan kişinin, İntiharı nasıl tanımladığı öncelikli olarak karşımıza çıkar. Bireyin intihar tanımı basite indirgenemez, çünkü her birey kendi yaşam dinamiklerini kendisi belirler. Burada karşımıza kişinin intiharı kabullendiği tanımı ile değil kabullenemediği tanımıyla nihai bir karar alır. İntihar sürecindeki birey intiharın kabul edilmeyen tanımına karşın bir direniş göstermeye başlar. Bu kabul edilemeyen tanım şu şekilde afişe edilebilir. Bireyin bütün düşünceleri kartezyen temellidir ve değiştirilemez. Birey yaşamın daha farklı dinamikleri olduğunu katiyen kabullenemez. Hiç bir şeyin asla değişmeyecek olduğunu savunur. Bu düşünceyi güçlendiren bazı yerleşik duyular şunlardır; kaygı ve korku, bu kaygı ve korku çerçevesinde gelişen tüm etkenler kişiyi negatif yönde etkiler. Kişi intihar sürecine kaygı ve korkudan daha başka ilerleyiş şekilleri şöyle gözlemlenir; takıntı ve sosyofobi, depresyon ve stres bunlara ek olarak ve en başlıca sebebi talihsizlik ve çaresizlik hissiyatıdır. Birey bu çaresizlik hissi adına takdirler de bulunur. Bu düşünceyi güçlendirir ve pekiştirir konuyla ilişkin farklı düşünceleri kabullenmek ancak aidiyet hissiyatının ve paylaşabilme özgürlüğünü tamamen kavrayıp hayatına dahil edilebildiğini de gözlemler ise intihar kararının yavaş yavaş bireyin algısından uzaklaştığını görürüz. Başka bir intihar kararının gelişimini de şu şekilde gözlemleriz. Saplantının oluşturduğu çaresizlik birey bu konuda da asla düşünceleri farklı yönde gelişim göstermez ve kabullenemez. Bütün yaşamı tek bir olguya sığdıracak kadar küçük düşünür. Genellikle bu bireyler toplumun dışladığı ve toplum baskısının yüklerini kaldıramayan kişilerdir.

2. Evre ; intihar surecinin gelişimi ve iletişim

Kişinin kendi yaşamına son verme düşüncesi, ilgili bireylerde daha da belirginleşmiş, artık kesin evreye geçiş aşaması için büyük bir sarsıntı bekleniyordur. İntihar sürecinin bütün gelişimleri dış etkenlerin olumlu yada olumsuz seyretmesine iliskin bireyin dusuncelerini tekrar sekillendirir. Bu süreçte sahip olunan yaşamdan kurtuluş arzulanır ancan çaba gösterilemez. İntihar kararının başlıca oluşumlarına bağlı olan kesinlik ilkesi aksiyonları engeller. Bu surece hakim olan majör depresyon kişinin tüm kanallarını tıkamiş ve yüksek bir boşluk hissi kişinin tüm yaşamına hakim olur. bu evrede kişiyi kesin yargılardan uzak tutmak amacı ile iletişim kurmak yanlış bir tercih olabilir. burada intihar kararının gelişim gösterdiği bireylerde iletişim şekil bakımından önemsizdir daha çok kiminle iletiişim kurulduğu önemlidir bu noktada profesyonel bir psikologtan yardım almak intihar sürecinde ki kişiyi daha da intihar düşüncesine daha da sıcak bakmasına neden olabilir bunun nedeni ise isteksizlik ve sosyal baskıdır kişi kendisinin intihar sürecinde olduğu düşüncesi ve çevresindeki 1. yakınlıkta olan insanların sürekli kaygılarından başka birşey hayatında bulunmadığından ötürü kendisini daha da çaresiz hissedebilir akabinde bir psikoloğa kişi yerine başvurmak zorunda bırakılmak ise kişiye yüksek sosyal baskı demektir ve buda kurtulunması gereken başka bir olguyu doğurur. kişiye yaklaşım şekilleri arasında en doğrusu başka bir initihar sürecinde ki kişi ile yakın bir bağ kurmasıdır. kişilerin farklı bir yaklaşımla dünyaya bakabilmeleri için önemli olan bu durum aynı zamanda tehlikeli de olabilir. İntihar sürecinin aksi yönde gelişim göstermesi için kişilerin hayatlarına dahil ettiği araçların en başlıcası intihara ilişkin düşüncelerin çokta önemli olmadığını görmeleridir. İntihar süreceindeki kişilere yaklaşımlar bu doğrultuda çözüme ulaştığı gözlemlenmiştir.

3. Kesinlik ve değişim

İntihar anlık bir karardır ancak öncesinde intihara meyil gözlemlenir. Aslında intihar kararı alınmadan önce intihar kararı alabilecek bir psikolojiye sahip olmak demek, intihara yakınlık gösteren düşüncelerin günün birinde söz konusu intihar kararını kesinleştirecek demektir. Yani düşünce yolumuz alınan kararın kesin noktasından ziyade gelişim süreçleridir. Söz konusu kişi yeni bir başlangıca karşın yüksek arzu duyar. Bu yeni başlangıçta tahayyül edilen gerçeklerin içerisinde en kesin olanlardan bazıları şöyledir. Hiç bir zorlukla karşı karşıya kalınmak istenmemesi. İstenilen hayata çabucak ulaşmak. Uyarlanan yeni dünyanın kalıpları ve mekanikleri herkesleşen dünyanın bir parçasıdır. Arzu edilen yeni dünyanın herkesinki gibi normal doğrultuda seyretmesidir. Kendi yaşamının oldukça aykırı olduğu düşüncesinin zehirli bir düşünce olduğunu kişi kabullenirse daha da boğuk dürtüler ileride onu bekler. Zehirli düşüncelerden arınmak için düşüncelerin paylaşılması ve tekrarlanarak basitleştirilmesi gerekir. Bunlara ek olarak tecelli edecek yeni bir başarı bir umut kaynağı olabilir ve hayata tutunacak yeni bir uçkur bulunabilir. Yani en keskin seçenekler arasında başarı bulunur kişi hiç bir şey olmayacağını kendisine kabullendirmiş bu düşünce her seferinde kişiyi daha geriye itmiştir. Ancak bu düşüncenin kırılması demek yeni bir başlangıca adım atmak demektir. En sonunda kişi bu sonuçlarla beraber düşüncelerini bertaraf eder savurur ve yeniden gözlerini açabilir. Ancak doruk travma yaşatacak olayların yaşanması kişiye ani ve yanlış bir karar aldırabilir. Her zaman için düşüncenin ve saklanan sırların paylaşılması, yüklerin hafifletilmesi gerekir. Kişinin gözlem altında olduğu farketirilmemeli ve yeni imkanlar sağlanmalıdır.