ÜSKÜDAR’A GİDERİKEN (KÂTİBİM)

Dünyaca ünlü türkü bir çok dilde seslendirilmiş ve türkünün kökeni bilinmektedir bu dünyaca ünlü türkünün hikayesi şöyledir.

HİKAYESİ

Dimitri Kantemiroğlu (26 Ekim 1673 – 1723) Madre de la gracia (I. Levy III.29) olarak İstanbulda derlemiştir. İstanbul türküsüdür.Kırım savaşı Dimitri Kantemiroğlu öldükten sonra başladığı için İskoç marşı olduğu gerçeği yansıtmamaktadır.İskoç marşı tam tersi bu türküden yapılmıştır.Kimi kaynaklara göre Abdülmecid devrinde Kırım Harbi sürerken ortaya çıkmış bir türküdür ve kökeni bir İskoç marşıdır.[3] Osmanlı İmparatorluğu’nda Abdülmecid devrinde memurlara setre ve pantolon giydirilmiş, iddia edildiğine göre türkünün sözleri bu giyimi yadırgayan halk tarafından memurlarla alay etmek üzere yaratılmıştı. Müzik ise Kırım Harbi’ne gönderilen İskoç birliği için yazılmış bir marştı. Savaşta İngilizlere hastane olarak tahsis edilmiş olan ve halkın kısa eteklerinden ötürü “Donsuz asker” lakabını taktığı İskoçların kaldığı Selimiye Kışlası’nın Üsküdar yolunda olmasından esinlenerek “Donsuz Askerler” için yazılan marşın melodisine “Katibim” sözlerinin uyarlandığı iddia edilmiştir.

Kimi kaynaklara göre türkü Üsküdar halk kültürünün bir parçası olan Kâtip Aziz Bey ve kendisini görmek için kafesli pencerelere koşan kızların 19. yüzyıldaki sevdalarının şarkısıdır.[4]

Müziğin Yunan, Sırp veya Bulgar müziği olduğuna dair iddialar da mevcuttur. Bulgar yönetmen Adela Peeva 2003 yılında şarkının kökeni hakkında Chia e tazi pesen?” (Bu Şarkı Kimin?) adlı bir belgesel film çekmiştir.

Bir çok dilde versiyonları mevcuttur.

SÖZLERİ

Üsküdar’a gider iken aldı da bir yağmur.(2)

Kâtibimin setresi uzun, eteği çamur.(2)

Kâtip uykudan uyanmış, gözleri mahmur.(2)

Kâtip benim, ben kâtibin, el ne karışır?

Kâtibime kolalı da gömlek ne güzel yaraşır!

Üsküdar’a gider iken bir mendil buldum.(2)

Mendilimin içine (de) lokum doldurdum.(2)

Kâtibimi arar iken yanımda buldum.

Kâtip benim, ben kâtibin, el ne karışır?

Kâtibime kolalı da gömlek ne güzel yaraşır!