TARİHTE BEDEN VE ESTETİK

   İnsanlık tarihi, bir bakıma toplumsal düzenlerin, siyasal iktidarların, ideolojilerin ve dinlerin bedene müdahaleleri tarihidir. Toplumsal düzenlerin, siyasal iktidarların, ideolojilerin ve dinlerin, yöneldikleri bir ruh veya zihniyet olsa da nihai olarak bireysel bedenler üzerinde bir denetim kurmaya çalışmış ve çalışmaktadırlar. Tarihe bakıldığında, dinlere mensubiyetin ve o mensubiyette sebatın tüm şartlarının bedensel pratiklerle sağlandığı görülebilir. Bu nedenle din sosyolojisinde din ile toplumun karşılıklı ilişkilerini tahlil edebilmenin en önemli yollarından biri din-beden ilişkisini anlamak olmaktadır. Dinler, müminlerinin bireysel bedenleri üzerinde kurdukları denetim sayesinde ete kemiğe bürünür ve kendi ideallerini somutlaştırmanın bir yolu olan bireysel bedenler üzerindeki denetim imtiyazı için mücadele verir, bu imtiyazı başkasına kaptırmamaya, hatta başkasıyla paylaşmamaya azamî bir gayret gösterirler. Din, böylece toplum üzerindeki etkisini bedenler aracılığıyla meydana getirir. Dinlerin istediği ibadetlerin büyük çoğunluğunda bedenin belli şekillere girmesi veya belli şekillerden kaçınması söz konusudur. Din kendi varlığını ancak bu beden üzerinden gösterebildiği için, bedenin bütün varlığına nüfuz etmek ister. Bu arada bedenin kendi istekleri ile genellikle bir metin aracılığıyla ifade edilen dinsel irade arasındaki muhtemel ihtilaflar birer günah olarak kodlanarak beden üzerinde yaptırıma dönüşebilir. “Diğer yandan başka ideolojiler, dinler veya toplumsal düzenler de çoğunlukla aynı beden üzerinde bir denetim hakkı talep ederler.

   Bütün bu müdahalelerde insanın iradesini kullanıp kullanmaması ve gönüllü olup olmamasının önemini de göz ardı etmemek gerek. Çünkü insan, ister doğrudan kendi içsel süreçleriyle isterse dışardan inançların, dinlerin, ideolojilerin, siyasal iktidarların isteğiyle olsun, beden müdahalelerini bizzat kendi isteğiyle de yaşayabilir, zorla da. Gönüllü olarak beden müdahalelerini yaşaması durumunda toplumsal aktör olarak toplumsal yaşama katılımıyla, zorla yaşaması durumunda toplumsal hayata katılımı farklı olur. Bu durumda sosyal, siyasal vs. ilişkiler farklılaşır.

   Günümüzdekine kıyasla tarihte iktidarların beden üzerindeki baskıları daha katı ve yaptırımlarının daha şiddetli olduğunu görürüz. Bu bir takım serzenişlere yol açmaktadır. İktidarlar kendilerine mensup bireyleri tekdüzeleştirme girişiminin bilinçli ya da bilinçsiz etkileri altında bırakmaktadırlar. Tarihte iktidarların bedenler üzerindeki etkileri şiddetli derecede hissedilir. Bunun nedeni ise tarihi iktidarların bireyler üzerinde baskıcı olduğu ve bireylerin söz haklarının en aza yakın olmasından mütevellit doğrulanır. Bireylerin kendi istekleri doğrultusunda bu yaptırımlara tabi oldukları gözlemlenir. Bireyler otoritelerin altında ezilir yöneticiler dahi bütün kitleler bu otoritenin yaptırımlarına tabi olmaları zorunluluğu kısmi olarak hissedilir. Buna bağlı olarak bireylerin beden imajları otoriteler tarafından belirlenir ve kontrol edilirdi. Eğer mevcut otoriteye aykırı bir ideoloji gelişirse bile bu otoritenin yaptırımlarına bireylerin beden kontrollerinin ele alınmasının tarihte çeşitli örnekleri mevcuttur.

   Milattan önce bedenin tarihine bakacak olursak. Tanrının üzerindeki beden sınırlarını kaldırarak tanrı ideası sınırsızlaştırılmıştır. Tek tanrılı dinlerin gücü ele alması beden motifini ortadan kaldırmasıyla mümkün olabilmiştir. Bedenin tarihteki serüveninde çokça gördüğümüz din bu sefer bedeni özgürleştirmiştir. Ancak yeni reformlar getirerek cinsel hazzın üzeri örtülmeye çalışılmış, beden imajları yeni bir devrime yönelmiştir. Tarihte her din, her otorite, her iktidar ve her ideoloji beden üzerinde söz sahibi olmuştur. Ancak çoktanrılı dinlerde beden imajı tanrılar üzerinde açık seçik motiflerle var olmuşlardır. Bu alenilik günlük yaşama kaotik etkilerde tabi ki bulunmuştur. Tek tanrılı dinlerde tanrı imajının soyut ve saklı olması, günlük yaşamın ve bireylerin bedenlerinin üzerinde etkileri daha kısıtlayıcıyken; Çok tanrılı dinlerin beden motifleri bireylerin bedenleri üzerinde daha serbest daha kaotik bir etkisi vardır.

   Beden boyutlarına ve çeşitlerine göre ilerideki konumlarınız belirlenebilir ve sürdürülebilir. Eğer cüsseniz asker olmaya müsaitse asker olabilirsiniz tarihte cüsseli olmak her zaman daha elverişli ve daha artı bir konumdur. Tehlikeleri daha çabuk bertaraf edebilir ve daha çok işe yarayabilirsiniz. Çeşitli genellemelerin dışarısında bulunan bazı durumlar. Elverişli olmakla yakından alakalıdır bu günkü mevkilerimizin garantörü de bedenlerimiz sayesinde mümkün olabilmiştir. Alet kullanımının kolay olması, el becerilerinin yüksek derecede iyi olması, üretebilme ve kavrayabilme vs. becerileri bulunan bedenlerimiz işlevsel olduğu için evrim yolumuzu belirlemiş olduk. Bedenler yaşamlarımızın en büyük hatlarını çizen etmenlerden bazıları diyebiliriz bedenlerin işlevselliği direkt olarak evrimsel şemaları etkilemesi hususuna bakacak olursak, bedenin bir sınır olduğu düşüncesine ulaşabiliriz

Tarihte beden estetiği algısı. Tarihte estetik ve beden. Tarihte estetik algısı. Tarihte beden algısı nasıldır ? Estetik ve bedenin tarihçesi nedir ?