İMAJLAR ÜZERİNE

İmaj görselin çağrışımıdır. Bu çağrışım daha sabit örnekler tahayyül etmemizin önünü açar. Tabi ki İmajlar ve İmgelerden bahsetmek için önce Görmek ne demektir bu konuya açıklık getirmemiz gerekir.

Görmek bizim dışımızda başka fiziki varlıkların varlığına tanıklık etmek demektir. Bu yanıt beraberinde şu soruyu getirir. Peki gördüklerim varlar. Ya ben var mıyım ? Bu soruya Decartes yanıt vermiştir;

Kuşku duyuyorum, düşünüyorum öyleyse varım. Ben düşünen bir şeyimdir. Bu yolu Kant genişleterek; Görüyorum, kuşku duyuyorum, düşünüyorum öyleyse varımdır.

Olarak netleştirmiştir buradaki ”Görüyorum” Birincil olarak öne çıkan kuşku unsurudur. İşte bu kuşku unsuru beraberinde imajları ve imgeleri getirir. Bu imgelerin ve imajların tesiri yaşamımızı biçimlendiren en önemli unsurlardandır(Şüphesiz). Bu kavramların toplumda ki karşılığı öznel mi nesnel mi olacaktır ? desem zannediyorum herkes tamamen yanlışlanabilen bir cevap olan özneldir diyecektir. Görüntü de ki çağrışımlar (eğer genel geçer bir model belirliyorsak bunu söyleyebiliriz) her zaman var olanı tanımlamaz. Eğer bu görüntü realiteden uzak bir simülasyonda ise (video vb.) İmajlar üzerinde değişim zamanla sağlanabilir. Ancak bizler İmajları Kültürel birikimimiz ile modelleriz. Bu kültürel birikim sandığımızın aksine artsa da azalsa da değişmez. Ta ki biz bu İmajların üzerinde oynayıncaya kadar. İmajlar günümüzde videolar ve sinema filmleri dahilinde belirlenir, değişir, kabul görülür veya ötelenir. Şunu söyleyebiliriz ki izlediğimiz sıradan videolar veya filmler kültürlerimizi mükemmel bir hızla değiştiriyor ve bir dönüşüme zorluyor. Fark edildiği üzere burada ki değişim kelimesini dönüşümle ayırdım çünkü değişimin daha şiddetli hali dönüşümdür ve bu ”Kültürel dönüşüm” enkazlarını geride elbet bırakacaktır. Yalın olan şudur ki topallayan bir gelecek görmek çokta zor değildir. Üstelik kendi bacağına sıkmış olan bir toplumda.

Sinema da hiç bir zaman görüyorum yoktur. Her zaman gösteriyorum vardır. İşte burada ki ”Gösteriyorum” yeni bir kavramdır. Bu kavramın şeması imajlar ve semboller üzerine kuruludur. Anlatmak istediğiniz şeyi düpedüz anlatmazsınız hem sembolik hem görsel olarak anlatırsınız veya göstermeden anlatırsınız. Düşüncenin vuku bulduğu ayrım şurasıdır. Görüyorum oda gösteriyor, işte bu noktada filmler ve videolar. Hepimizi iyi birer röntgenci yaptılar. Günümüzde imajlar artık kaygandırlar. Bu kadar seçeneğe tenezzül etmek hayli zor. Bu sebepten ötürü seçenek kelimesini yoksullaştırarak, alternatif olarak adlandırıyorum.

Alternatif imajların her zaman zıt imajları vardır. Zıtlıktan beslenemeyen her hangi bir ideoloji, yöntem, imaj veya oluşum, hiç bir zaman zıtlığa kavuşmuş olan, iki ayrı temelden gelen herhangi bir şeyden farklı olarak gelişemeyecektir.