GÖRMEK ÜZERİNE

Görüntüler bizleri zorunlu olarak yorumlama ve anlamlandırma sürecine iter. Etkileşim kurabildiğimiz etkenleri bilinçten yoksun halde yorumlama yoluyla bir beğeni veya dışlama dürtüsü sergileriz. Bu yorumlar yaşamımızda gördüğümüz veya etkileşim kurduğumuz maddelerin, hallerin veya durumların yaşamımızı kontrolümüz altında olmadan tamamen rastgele olarak şemalaştırdığı, biçimlendirdiği ve zorunlu bir dönüşüme uğrattığının farkına varırız.

Bu farkındalık aslında hiç bir şeyin kontrolümüz altında olmadığının sansasyonunu açık eder. Bu oldukça travmatik bir süreç olacak ki; bir kazanımdan çok bu farkındalık bizleri büyük bir umarsızlığa götürür; gibi görünse de aslında olan şey tamamen modernizm çatısında inceleyecek olursak. Niş bir gürültü arama istencidir. Bu özel olana yönelim günümüzde çoğunluğun kabullendiği veya stresli olan hayattan uzaklaştıran alt metinsiz, basit olana doğru bir yol sürdürmektedir.

Şöyle ki şuan gördüklerimizi daha önce gördüklerimizle veya deneyimlediklerimizle bağıntılı olarak istemsizce irdeleriz. Bu ortaya bir beğeni veya tiksinme halini doğurur. böylece bir zincir oluşur ve zincirin en başında ne varsa aslında o olduğunuzu açık eder. Değişim ne kadar çarpıcı olursa olsun aslında var olan oda aynı odadır. Bu odanın dışarısına çıkmak tabi ki mümkündür. Psikanaliz burada devreye girer. Yıpratıcı bir sürecin adımlarını atmış olursunuz. Bilincinize olan saldırıyı gene sizin bilinciniz gerçekleştirmektedir. İşte bu içsel çatışmalar yoluyla dışarıda ki dünyayı tanımaya başlarız. Daha önce kabul edilen bakış açılarını reddetmek üzere gayet mümkün bir adım atılmış olunur. Buna göre toplumu dönüşümlere uğratan sanat akımları oldukça büyük önem taşır. Bu akımlar eğer bizleri sorgulamaya itebilirse zorunlu olarak kendimizi dışlama sürecine gireriz. Toplumlar böylece görüntü yollarıyla biçimlendirilir. Ancak ne etkileyen bunun farkındadır nede etkilenen. Burada önemli olan sadece aktarmaktır.

Sonuç olarak bunu böyle yapma demekle somut, alt metinli bir biçimde göstermek daha etkilidir. Dolayısıyla sanatın yaşamdaki önemi insanlık için sabit kalacak ve görüntüler yaşamlarımızı işgal etmeye devam edecektir.